|
VAKFIKEBİR TARİHİ, vakfıkebir tarih kültür
Vakfıkebir, Trabzon’un 40 km .
batısında olup, ilçe toprakları Doğuda Çarşıbaşı, Batıda Beşikdüzü,
Güneyde Tonya ilçeleri ve Kuzeyde Karadeniz ile çevrilidir. İlçe
merkezi; Doğuda Işıklı (Yeros), Batıda Zeytin (Yobol) burunları arasında
meydana gelmiş genişçe bir merkezin en uç noktasında kuruludur. Bu
nedenle ilçe adı, Coğrafi kitaplarında “Büyükliman” olarak da
gösterilir. Işıklı fenerinden itibaren kıyı, Güney Batıya ve daha
sonra Kuzey Batıya yönelerek “ Büyükliman” adıyla anılan geniş
koyu meydana geldikten sonra Zeytinburnu’na ulaşır. Büyükliman koyu,
karayele kısmen kapalı olup, denizciler için iyi sayılan bir demir
atma yeridir.

Vakfıkebir, Karadeniz Bölgesi Doğu
bölümünün iklim şartlarının etkisi altında olup burada iklim, ılıman
iklimin denizsel karakterini taşır. Yazlar orta sıcaklıkta, kışlar
ılık ve her mevsim yağışlı geçer. Yağmurun en yoğun olduğu
mevsim sonbahar, ilkvahar ve kıştır. Biten bakımından deniz iklimi
özelliğini taşıyan kıyı kesimine kimi yıllar kar düşmediği olur.
Vakfıkebir tarihi bir ilçe olup,
yörede yerleşim Fatih’in Trabzon’u Fethinden önceye dayanır. Bu
konuda İlçeye bağlı Çamlık Mahallesi’ndei tarihi kilise kalıt
olarak gösterilebilir. İlçe bugünkü adını, Yavuz Sultan Selim
Trabzon’da bulunduğu bir tarih de annesi Gülbahar Hatun’un onu
görmek için İstanbul’dan deniz yoluyla seyahat ederken yakalandığı
amansız fırtınada karaya ayak basacağı toprakları Allah’a
vakfedeceği adağından kaynaklanır. Vakfıkebir sahilinde fırtınayı
atlatan ve bilhare Trabzon’a salimen ulaşan Gülbahar Hatun
Trabzon’da kurmuş olduğu Hatuniye Vakfı’na Vakfıkebir topraklarının
gelirlerini de dahil ettiğinden dolayı o zamanki adıyla Büyükliman
olarak anılan kasaba bu tarihten sonra Vakfıkebir olarak (Büyük Vakıf
) olarak anılmaya başlanmış. Doğal liman olması nedeniyle ve tarih
de ulaşımın çoğunlukla denizyoluyla yapıldığı dikkate alındığında
büyüklimanın önemi kendiliğinden ortaya çıkmakta ve buranın çok
eski bir yerleşim merkezi olduğu anlaşılmaktadır.
Osmanlı döneminde bir ulaşım noktası
olmasına karşı yeterli gelişme ve kalkınmayı göstermeyen Vakfıkebir
“Maa Tonya Vakf-ı Kebir Nahiyesi” olarak salnamelerde yer almakta bu
ifadeden de Vakfıkebirin Tonya’nın kendisine bağlı olan bir Nahiye
olduğunu anlamaktayız. Vakfıkebir Osmanlı Teşkilat Nizamesi ile 1874
yılında kaza olmuştur. Bu tarihte Akçaabat, Maçka, Yomra Nahiye
olarak Trabzon’a bağlıdır. Vakfıkebir’in ilk Kaymakamı Memiş
Efendi’dir. 1874 yılında kaza olmasına rağmen Belediye Teşkilatı
1877 yılında kurulmuştur. Kazanın ilk Belediye Başkanı Bahadırzade
Yusuf Ağa’dır. 1888 yılında Rüştiye Mektebi’nin açıldığı
Vakfıkebir’de 1892 yılında Ziraat Bankası kurulmuştur. Rüştiye
Mektebi’nin ilk muallimi evveli (Müdürü) Mehmet İhsan Efendi’dir.
20 Temmuz 1916’da Rus işgaline uğradı.
Ancak bu işgal uzun sürmedi ve 14 Şubat 1918 tarihinde düşman işgalinden
kurtarıldı.
Cumhuriyetin kuruluş dönemi öncesi
çalışmalarına yürekten katılmış olan ilçe halkı aldıkları bir
kararla Kellecioğlu Abdullah ATAMAN Beyi Erzurum Kongresi’ne
Büyükliman Delegesi olarak göndermişlerdir. Abdullah Hasip Bey ,
Erzurum Kongresi’nin yazmanlığını yaparak imza altına alan iki kişiden
biridir.
Kurulduğunda Trabzon’a bağlı
ilçeler içinde en geniş alana yayılı olan Vakfıkebir İlçesinden
1954 yılında Tonya Bucağı daha sonra 80 ve 90’lı yıllarda sırası
ile Beşikdüzü, Şalpazarı ve Çarşıbaşı Bucakları Vakfıkebir’den
ayrılarak bağımsız ilçe olmuşlardır.
İlçenin başlıca gelir kaynağı fındık
ve hayvancılık olup, Vakfıkebir’de işleyen iki fabrikanın bulunuşu
ekonomi açısından büyük önem taşımaktadır. İlçe, “Vakfıkebir
Tereyağı” ve “Taş Fırın Ekmeği” ile ünlenmiş bulunuyor
|