Trabzon
Akçaabat
Çaykara
Maçka
Sürmene
Tonya
Vakfıkebir
Trabzon



              

                                                                                                                                                                                      

     Yöresel yemekler - Halkdili - Sürmene bıçağı - bıçak sürmene -

1832-1834 yılları arasında yaşanan olayların sonucu tahrip olan halanik'deki Sürmene çarşısı dağıtılmış ve Mahanos Deresi Vadisindeki köyler için bu vadinin ağızındaki humurgan köyü'nde haftanın bir günü pazar kurulmaya başlamıştı..Çarşının kuruluşu hakkında kesin bir belge olmayıp yaşlı kişilerden elde ettiğimiz malümatlara göre ,Manahos Deresinin denize döküldüğü yerin doğusunda,kumluk alan üzerinde hafteda bir gün pazar kurulamaya başlanmıştı.Kışın ve denizin dalgalı olduğu zamanlarda bu alanın bitişiğindeki mısır tarlaları üzerinde tarla sahiplerie belli bir ücret ödenerek kurulan pazar yerine yakın birdeğirmen ve daha sonra inşa edilmiş bir han mevcuttu.


                              

Eldeki bilgilerin aksine ,yakın tarihle ilgili anıları derlediğimiz yaşlılar;Hükümet konağının vaktiyle Araklı KONAKÖNÜ yöresinde olduğunu ,yaz aylarında ise ; Gölonsa yöresine (Bügün Sürmene Devlat Hastanesinin bulunduğu yere) taşındığı anlatmaktaydılar. Trazon salmanelerinde açıkça yazıldığı gibi Araklı burnu üzerindeki konakönü'nden , Gölonsaya yaz-kış mevsimlerine göre taşınma işlemi kaymakamlık ,nüfus ve tapu gibi daireler için sözkonusu idi.Daha sonra kurulmuş bulunan askerlik şubesi ,telgrafhane ve belediye humurgan yöresindeki Çarş-i Kebir'de kurulmuş bulunduğu için bunların yerleri sabit idi.Bu durum 1914 yılına kadar devam etti.1915 yılınsa 1.Dünya savaşı nedeniyle ilan edilmiş bulunan seferberlik esnasında nüfus ,kaymakamlık ve tapu dairelerinin Konak önünde askerlik şubesi ve telgrafhanenin ise Humurgan'da bulunmasının aratmış olduğu kargaşalık ,bu dairenin bir merkezde toplanmasını zorunlu kılmıştır.Memurlar arasında yapılan bir seçim sonuçlarına dayanılarak yapılan Sürmene kazasının merkezi Konakönünden Humurgan yöresine taşınmasına karar verilmiştir.1915 yılında denizden kaıklarla dairelere ait evrak ve eşya Humurgâna bu günkü Hükümet konağı'nın bulunduğu arsada mevcut kırmızı tuğlalarla tek katlı inşa edilmiş binaya taşındılar.Bu bina 1916'daki rus işgalinden az önce evrakları boşaltılırak Ordu ya nakledilmiş ve içinde içinde askeriye için fasulye depolandığı için ateşe verilerek yakılmıştır.

Bir sıra dükkan ve pazar yerinin yanında birde cami inşa edilmiştir.Bugün çarşı içindeki " Eski Cami " diye adlandırılan bu caminin kitabesinde inşaat tarihi 1864-1865 olarak kaydedilmiştir.

 

Humurgan ile zarha arasında bellibir yol yoktu.Eski caminin önünden yol sahile inmekte ve kumluk üzerinde zarhaya gidilmekte idi. Rus işgaline kadar bu yol kullanılmış ve Ruslar işgal esnasında tarlalar iinden bir şose yol geçerek bu iki merkezi birbirine bağlamıştır.Bu yol güzergahı üzerinde bulununantuz gümrühü binası yıktırılmıştır.Bu binanın duvarı bugün gimpaş'ın zarha tarafında yolun üst tarafında hala durmakdadır..

Rus işgalinden hemen önce çıkartılan yangın 20.yy ilk çeyerğinde Humurgan Çarşısı'nın tahrip eden ikinci büyük yangındı. ilk yangın 1912 yılında o gunkü Humurgan Çarşısı'nın merkezini teşkil eden eski caminin karşınında başlayan ve yeni caminin yanından çarşıya giren Sadettin Bey caddesiyle keşisen sokağın batı ucunda yer alan dükknaların ahşap kısımlarının yanmasına neden olmuştu.Daha sonra yanmayan birinci katın taş duvarları üzerine çatı yapılarak dükkanlar yeniden inşaa edilmişti..

Hükümet konağının kışın bulunduğu Konakönü mevkiinde ve Hükümetin yazın taşındığı Gölansaya bitişik zarha altındaki aynı büyüklükte ,hükümete gidip gelenleri ve buradaki memurların ihtiyaçlarına cevap verecek mahiyette,birkaç bakkal,bir iki kahvehane ve fırından oluşan küçük alışveriş merkezleri mevcuttu.Çevrede yaptığımız inceleme soucunda Zarha altındaki merkezin Humurgandaki çarşıdan daha eski olduğu sonucuna vardık.

Sürmene Çay Fabrikası açıldığı zaman ilçede çok sayıda işsiz olduğu halde birçok kimse buraya müracaat etmemiş,edenler ise fabrika içinde çevreden görülmeyecek bölümlarde çalışmak istemişler..

Karadeniz insanının silaha düşkünlüğü ve silah imalatına yatkınlığı bilinen bir gerçektir.Salnamelerde anlaşılacağı gibi Süremene silah yapımında oldukça ileri bir seviyedeydi.İmal edilen silakar ,İstanbul ve Balkanlar'da pazarlanmakta idi.Eski çakmaklı tüfek ve tabancalar bölgede imal edilerek çevre vilayetlere ihreç edilirdi."Laz yapısı"diye ün salanbu silahlar Anadolunun silah ihtiyacını uzun süre karşılamıştır.

Sürmene'de yurt çapında ünü yayılan diğer bir sanat ise bıçak imalatı idi.Süremene'de imal edile sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, "Sürmene bıçağı" diye ün kazanmıştı. Özellikle gençler tarafından bir delikanlılık sembolü olarak taşınan Sürmene bıçaklarının imalatı Cumhuriyet döneminde çıkan bir kanunla yasaklanmıştır..

1830 yapılan nufus sayımı Trabzon çevresinde toplam 172.715 erkek nufusun yaşadığı göstermektedir .Bunların 11.431 'i Hırıstıyan idi .Bu sayım yılında, Trabzon merkez sancağına bağlı kazalardan nufus yoğunluğu bakımından en büyük yerlerşim birimi 18.949 erkek nufusla Of ve 12.986 erkek nufusla Sürmene idi..


        Trabzon    Sürmene     Çaykara   Vakfıkebir   Tonya    Akçaabat   Maçka  Fındık

                       Yerel deyimler     fotograflar   sürmene peynirlisi


 
 

                                                    

 

 

Dünden Bugüne Trabzon |Trabzon'un Tarihi | Roma Dönemi | Komnensos Dönemi | Pontus Dönemi |

Osmanlılar Dönemi | Sümela Manastırı | Yayla Kültürü | Trabzon Haritası | Trabzon' da Turizm |

Trabzon' da Kültür | Sportif Turizm | El Sanatları | SporFındık | Kemençe | Horon | Bize Ulaşın |

|Trabzon Kaleleri | Atatürk Köşkü | Müzeler | Konaklar |Camiler Hanlar ve Hamamlar | Manastırlar |  Nüfus | Sağlık|

| Tarihi Yapıtlar | Yayla Turizmi | Turizm Merkezleri| Diğer Yaylalar | Şenlik Tarihleri | Yaylalar Arası Mesafeler | Şifalı Sular |