Trabzon
Akçaabat
Çaykara
Maçka
Sürmene
Tonya
Vakfıkebir
Trabzon



              

                                                                                                                                                                                       
 

Karadeniz Bilmeceleri , Bilmeceler

Bilmeceler de aynı deyimler gibi dil ustalığı ve anlatım yönünden oldukça düşündürücüdürler. Bunların bir kısmı yöreye özgü bir kısmı da halk edebiyatımızın ortak ürünleridir. Örneğin “dağdan gelir taştan gelir bir kocaman aslan gelir “, “ben giderim o gider yanımda dum dum eder.” gibi.
Yöremizin sahip olduğu zengin folkloründen birisi olan bilmeceler, günlük yaşamdaki eşyalarla iç içedir. Söz gelimi Cami “yol üstünde kalaylı tas” diye nitelendirilirken halkın gözünde kubbe den başka kalıcı iz bırakmadığı ve bununla sembolleştiği söylenebilir.
Mekanın çok amaçlılığından kaynaklanan “yatağı gece serip gündüz bir köşeye toplama“ eylemi halk dilinde “gece harman, gündüz tepe” biçiminde özetlenerek günlük işlerden oluşunun vurgulandığı bir bilmece haline gelmiştir.
Eskilerin kış gecelerinin birer çeşnisi olan bu bilmeceler artık diğer folklör çeşitleri gibi unutulmaya yüz tutmuştur.
Bilmeceleri üretenlerin ustalık ve meslekleri konusunda az çok bilgili olduğu da düzenleniş biçimiyle anlam paralelliğinden anlaşılabilir.
Bu kısa girişten sonra sizlere yukarıda ifade ettiğimiz gibi unutulmaya yüz tutan bilmecelerimizle baş başa bırakıyoruz.


                              



Allah yapar yapısını, demir açar kapısını. ( kabak)
Altından su içerum, üstünde çayır biçerum. ( koyun)
Bir ufacık mil taşı, dolanır dağı taşı ( göz)
Buradan vurdum kılıcı, istanbuldan çıktı uci (şimşek )
Dağdan gelir taştan gelir bir kükremiş aslan gelir ( dere)
Ezan okur namaz kılmaz eş alır nikah kıymaz. (horoz)
Gökte açık pencere kalaylı bir tencere. ( ay)
Vidi vidi milidi, dış kapının kilidi, kız allah için söyle akşam gelen kim idi. (uyku)
Karaoğlanı kulağından asarlar. ( tava)
Mesel mesel meliki tırnakları oniki. ( kedi)
Abdest alır namzan kılmaz cemaatten geri kalmaz. ( cenaze )
Otuzüçtane var hepsi allh’ı anar. (tespih)
Pat pat eder dumanı tüter anama babama hasreti gider. ( tabanca)
Sarıdır sarkar düşeceğinden korkar. ( ayna)
Tak burda tak şurda tak kapının dibinde. ( süpürge)
Vurursun vurursun hiç gözünden yaş çıkmaz. ( davul)
Yol üstünde cansız eşek. ( köprü)
Cıvıl cvıl kuşlar, sahrada kışlar, kendi diye işler ellere bağışlar. (arı)
Gelir leyleyin, gider leyleyin, bir ayak üstünde durur yeyleyin. (kapı)
Altı duvar üstü duvar içinde bembeyaz su var. (yayık)
Evelim vardı yiyordum, yemesem ölüyordum. şimdi var yemesemde ölüyorum. ( anne sütü)
Dal ucunda kilitli sandık. (ceviz)
Arabalar takır takır, benim babam neden fakir, ince ipten halı dokur. ( örümcek)
Kara kara karcı, içi dolu mayacı. ( kestane)
Kara tavuk karnı yarık. ( çapa)
Uzun oluk dibi delik. ( baca)
Bir şey gelecek gece insan yiyecek, gündüz hayvan yiyecek. (ramazan)
Bir büyük fıçıcık içi dolu turşucuk. ( limon)
Gökten ay ile yıldızı kopardılar. (bayrak)
İstanbul’da süt pişti kokusu buraya düştü. ( mektup)
Dağdan gelir hop hop ayağında altın top. (rüzgar)
Bir karpuz cevizim var gece sererim gündüz toplarım. ( yıldız)
Kırmızı mantosu kara şapkası var. ( kibrit)
Bağırırken dinler susarken söyler. ( tavşan )
Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane. ( nar)
Küçük boylu kadife tonlu. ( patlıcan)
Bilmece bildirmece el üstünde kaydırmaca. ( sabun )
Bin tas bin tanesi de ters. ( kiremit)
Yazı yazar molla değil, semeri var eşek değil ( salyangoz)
İplerimi salladım küplerimi topladım. ( kabak)
Dört köşedir beş değil başım onda hoş değil. (mezar)
Dağdan gelir elleri budak gibi eğilir su içmeye bağırır oğlak gibi. ( kendir tokmağı)
Uzun uzun dervişler hak yolundan gelmişler bizim evin üstünde ne horonlar etmişler. (dolu)
Dağdan gelir arabika ayağında çorabika. (arı)
Yazın yazlar kışın kışlar mart ta başlar (baykuş)
İki kişinin işi var birde kar yağışı var. (kol hızarı)
Dört ayaklı bir ayı üstünde kabadayı. ( sandalye)
Akşamdan yıkılır sabahdan dikilir. (yatak)

 

                                                    

 

 

Dünden Bugüne Trabzon |Trabzon'un Tarihi | Roma Dönemi | Komnensos Dönemi | Pontus Dönemi |

Osmanlılar Dönemi | Sümela Manastırı | Yayla Kültürü | Trabzon Haritası | Trabzon' da Turizm |

Trabzon' da Kültür | Sportif Turizm | El Sanatları | SporFındık | Kemençe | Horon | Bize Ulaşın |

|Trabzon Kaleleri | Atatürk Köşkü | Müzeler | Konaklar |Camiler Hanlar ve Hamamlar | Manastırlar |  Nüfus | Sağlık|

| Tarihi Yapıtlar | Yayla Turizmi | Turizm Merkezleri| Diğer Yaylalar | Şenlik Tarihleri | Yaylalar Arası Mesafeler | Şifalı Sular |